2 Mart 2019 Cumartesi

Coşku iyidir seninde dünyanı kurtarır

Bu fotolar bir dostla yazışmamız üzerine, kıskananlara, kendince kendi dünyasında ön yargıyla, tuhaf negatif düşüncelerle yargılama yapanlara gelsin. Sadece beni kimse kimseyi yargılayamaz bu da ayrı konu nokta. 
Eveett, bu fotolar neşe, sevgi, saygı, güven dolu. Neden mi?
Bu masadaki ve tüm diğer dostlarımla uzuuun yıllar, 35-40 yıllık dostluklar nasıl mı devam ediyor? Nasıl mı bu masada sevgi, neşe, coşku var? Ve bende nasıl mı ve niye hep pozitif yazıyorum, yazabiliyorum? 
1-Biz kıskanmayız, biz birbirimizin başarısını, zenginliğini, ışığını, mutluluğunu isteriz, destekleriz. Biz kötü doğru yanlış eğri doğru güzel çirkin her şeyi yapıcı şekilde birbirimize söyleriz, hepimiz hepsini dikkate alırız, kulağa küpe yaparız, bunu isteriz, bu bizi güçlü kılar. Niyetimiz hep iyi nokta net.
2-Biz birbirimizin içi de dışı da güzel, ışık dolu, kraliçeler, krallar gibi olmasını canı gönülden dileriz, ayrıca yaptıklarımız, işlerimiz başarı, ışık dolu olsun isteriz. Her birimizin güzelliği, başarısı bize yansır.
3-Biz her şeyin doğrusunu gördüğümüzün sanrısında olmayız, birbirimize danışırız, sorarız. Birbirimizden öğreniriz.
4- Güzellik, para vb konular, bunları düşünen, bunlara takılan bir ruh halinde değiliz, sadece bakıma, sağlığa, içimizle dışımızla ışık akıtmaya takığız, sağlıkla yaşam sürmeye takığız, duasındayız, birbirimizin güzel olmasını, kalkınmasını arzu ederiz.
5- Kalplerimizde saf sevgi dışımıza yansır ve bundan dolayı iyi hissederiz, coşkumuzun temeli. 
6-İmkanlarca kıyafetlerimize, makyajımıza özen gösteririz tabii ki, manevi dünyamız gelişmiş olabilir, bununla birlikte dünyevide olduğumuzu biliriz, hoş ve doğalında abartısız özeniriz, az çok terbiye görgü almış birileri olarak asil, zarif, güzel olmaya, davranmaya çalışırız.
7-Yapıcı geri bildirimlerin yanısıra birbirimizi takdir ederiz, beğenimizi, sevgimizi dile getiririz. Bundan ego yapmayız, şımarmayız, bilakis gelişiriz, mutlu oluruz. Mutluluğumuzu birbirimize yansıtırız.
8- Bizim ve başkalarının coşkusu, neşesi, ışığı bizi mutlu eder. Rahatsız olan, sorgulayanlar var, kıskananlar da diyenlere ve bu hislerde olanlara seslenelim, bizlerinde hayatında iniş çıkış, acı tatlı, maddi manevi mücadelemiz tahmin edemeyeceğiniz kadar/seviyede/şiddette vardı ki, aldık kabul ettik, mecbur. Bir farkla, bizler tekamül etmeyi, öğrenmeyi, ders almayı ve bundan dolayı da her mutlu, sağlıklı nefesin, anın neşeyle, coşkuyla, sevgiyle, ışıkla dolmasına çabalarız, bunu tercih ederiz, bunun değerini biliriz, bu anları arttırmaya çalışırız.
9-Ve kıskanan anlamayan yanlış anlayan... onların sorunu, biz onlara da ışık olmayı arzu ederiz, seçim onların. 
Her yazdığım da sadece benim değil, dünyadaki her bir insanın yaşadığı, hissettiği en az bir olay, bir duygu, bir konu var ve illaki sevgiye, ışığa, sağlığa, aydınlığa çağrı var. Ki kurtaralım dünyayı.
Kıskançlık, sevgisizlik, kötü niyetlerden, yargılardan arınalım, sevgi ve ışık olalım.
Bakın görün o vakit bolluk, bereket, zenginlik, mutluluk hepimizi nasıl da ışıkla saracak.
Biz ışığız, ışık saçmaya çalışıyoruz, sevgiyiz, bu yüzden coşkuluyuz, coşkulu anları arttırmaya, coşkuyu yaymaya çalışıyoruz.
Gelin siz de yapın.
Dilara Koç👩‍🎤❤️
Huzurlu geceler diler.🙋💜✨



2 Ocak 2019 Çarşamba

Enerji, evren, aşk, yaşam...

Atom veya zerre, bilinen evrendeki tüm maddenin kimyasal ve fiziksel niteliklerini taşıyan en küçük yapı taşıdır. 
Eski Yunan filozoflarına göre, gerçekliği, nesneyi oluşturan ve artık bölünemez, bozulamaz olarak tasarlanan en küçük, ana öğe.
Madde nedir?
Madde, uzayda yer kaplayan, kütlesi olan tanecikli yapılara denir. 5 duyu organımızla algılayabildiğimiz canlı ve cansız varlıklara denir. Maddenin en küçük yapı birimi atomlardır. Atomlar birleşerek maddeleri meydana getirir.
Atomların bir araya gelmesiyle ortaya çıkan maddi oluşumların sahip oldukları enerji, evren içindeki boyutları da meydana getirmiştir.  
Evrende var olan herşey atomlardan oluşmuştur. Tabiri caizse boyutları küçük olan atomun, sahip olduğu küçük hacmin %99,9 u boşluktur. Geri kalan kısmı proton, nötron ve elektronlardan oluşur. 
Sandalye mesela büyük bir kısmı boşluktan oluşan atomlardan meydana gelmiştir. Katı madde sandığımız şey. Genellikle parçacıktan daha çok radyo dalgalarını andırırlar. 
Madde dediğimiz şey her ne ise, eğer varsa da çok az bir maddeye sahiptir.  
Maddeyi oluşturan atomlar boşluklardan ve enerji dalgalarından meydana gelmektedir.
Yani aslında madde dediğimiz şey, yoğunlaşmış bir enerjidir. 
Einstein’ın E=mc kare formülü, enerjinin yeterince yoğunlaştığında maddeye dönüşmesi anlamına gelir. Yani bir maddenin enerjisini yeterince arttırdığımızda o maddenin kütlesi enerjiye dönüşür.
Örneğin iki portakalı çarpıştırdığımızda yeni portakallar ya da değişik maddeler elde edebilir miyiz? Teorik olarak olabilir aslında. Bunun olamamasının nedeni, normal koşullarda enerjinin, maddeye dönüşecek kadar yoğunlaşmış durumda olmayışıdır.
Tasavvufa göre, kuantum fiziğine göre, ilime, bilime göre fiziksel varoluşun ruhsal varoluşun yansıması olduğu konuşulur. 
“Bu cihan, küllü aklın bir düşüncesinden ibarettir.” Mevlana
Eveetti yani?
Her şey enerji... Yaşadığımız evren, bizler, düşüncelerimiz bile..
Dolayısıyla yapılması gereken ilk şey sahip olduğunuz enerjiyi değiştirmek.Ne düşünürsek, enerjimiz ne ise o gerçekleşiyor. “40 kere söylersen olur.” Deriz ya, aslında bu söylem de enerjinin yoğunlaşmasıyla ilgili, negatif/pozitif ne düşünürsek ve ne sıklıkla düşünür söylersek gerçekleşir. 
 İnanan kişiler, esma enerjileri ile çalışırlar. Esmaül Hüsna ne demek? Bilmeyenler için. Esmalar Allah’a ait olan sıfatlardır. Allah’ın isimleri demek.
İnanca göre Allah’ın her bir ismi birer enerji kaynağı. Sağlıktan rızka kadar dünyada var olan her şey, tüm düzen esmalarla çalışıyor inancı var. 
İnanca göre; esmaları doğru oranda okuduğumuzda bu enerjileri yükselterek adeta kendimizde eksik bulduğumuz yönlerimizi şarj edebiliriz. 
Kelimeleri tekrar etme çalışmasıdır.
Bir anlatıma göre; Siz bir esmayı zikretmeye başladığınızda beyinde belli bir bölgede aktivasyon (aydınlanma) başlıyor. Belli sayıda tekrar etmeye devam ettikçe bu ışınlar beyinden dışarı doğru yansımaya başlıyor ve kendi ile aynı frekansı yakalıyor ve bağlanıyor. Burada zikir sizin DNA nızda olan kodları aktive ederek enerji açığa çıkarmanızı sağlıyor. 
Bir de konuya katkısı olacak bir şey de; kalbimizin temiz olması, niyetlerimizin her daim iyi olması, kalbimizde saf sevginin var olması ve bunlar ile başka tüm pozitif duygu ve düşüncelerle enerjimizin her daim (ya da mümkün olduğunca) pozitif enerjiyle dolu olması kendimize, çevremize ve evrene, yaptığımız her işe ve her ilişkimize yansıyan bir olaydır. Negatif duygu ve düşüncelerle kalbimizde blokajlar oluşturmamalıyız. Burada da biz yaratıyoruz. Yani saf aşk, saf sevgi, güven, saygı dolu ilişkileri bulduysak ve bu ilişkileri korumak, bu ilişkileri geliştirmek, bu ilişkilere sahip çıkmak ve bunları yaptıkça bu ilişkilerin pozitif yönde, mutlulukla var olması, büyümesi, güzelleşmesi bizim elimizde. Aksi de. 
 Konuyu bağlamaya çalışayım;
Evrende var olan herşey atomlardan oluşuyorsa, atomların bir araya gelmesiyle ortaya çıkan maddi oluşumların sahip oldukları enerji, evren içindeki boyutları da meydana getirmişse...
Atom, enerji, evren... Var oluşumuzda ve içinde bulunduğumuz evrende ki her iyi ya da kötü şeyi enerji ile yaratmış oluyor muyuz?
Neye inanırsak inanalım, inancımız ne olursa olsun, enerji gerçeği ile karşı karşıyayız. 
O vakit; sağlığımızı, aşkı, sevgiyi, işlerimizi, ilişkilerimizi, yaşamımızı ve bunların nasıl olduğunu sağlayan şey bizzat kendi enerjimiz olmuyor mu?
Son olarak; bir doğal ürün üreticisi olarak pozitif enerji sağlamaya destek olacak önerilerde bulunmak isterim. İbadet şeklimiz her ne ise, meditasyon, motivasyon araçlarımız her şekilde ise, bunları yaparken doğadan elde edilmiş, bitkilerden, bitkisel yağlardan faydalanabilirsiniz. Ben kendim evde kandillerde (şimdilerde burner dedikleri altı mumluk, üstü çukur yağlık) suya eklenmiş yağlarımı yakarken onları teneffüs ederek, kendimi daha iyi hissediyorum, bulunduğum ortamda negatif enerjiden, toksinlerden arınıyor. Bu hem benim inancım hem de doğanınbir gerçeği, ister inanın ister inanmayın. Örneğin adaçayının vücudumuzdaki toksinleri, ağrıları geçirici etkisi olduğu gibi, tavada yakılan adaçayının dumanının ortamdaki toksinleri de kötü kokuları ve negatiflikleri de arındırdığını hiç duydunuz mu? İşte şimdi duyuyorsunuz. JBu da bir çeşit enerji işi. 
Yani anlayacağınız dostlar; doğa, insanlar, ilişkiler, evlerimiz, işlerimiz, para bile varlığını, akışını, iyileşmesini, güzelleşmesini pozitif enerjiye borçludur.  
Negatifi hem çevremizden, hem de kendimizden suya bırakıp, yolcu edip, pozitif enerjiyle varlığımızı sürdürmemiz sağlıklı ve mutlu olmamız için çok temel bir olaydır. 
Dilara Koç