13 Mart 2017 Pazartesi

Hayatımız yaşamaya değsin.

Bugün dünyada başımıza gelen tüm kötülüklerin temelinde;

1-Sevgi ve akıl eksikliği
2-Bunları anlayıp, bilmek, algılamak için araştırma, sorgulama eksikliği
geliyor.

Yazılarımın çoğunda bundan bahsediyorum. 3. Kitabımda da yer yer bunlardan bahsettim. (Adım Dilara Soyadım İnsan Göbek Adım Koşulsuz Sevgi kitabımda)

Bugün sorgulamadan, araştırmadan, anlamadan çeşitli nedenlerle;

1-Tembellikten
2-Maddi çıkarlara yenik düşmekten
“Para para para” para için
3-Kariyer, statü, ünvanlar için
4-Kandırıldığımız için
5-Önemsememekten
6-Başkasının sözü ile .....

Kendi aklımızı kullanıpda araştırmadan bir ideoloji mi diyelim (buna ideoloji denirse) bir amaç, hedef doğrultusunda ilerliyoruz.
Bu tarz durumlarda genelde kısa vadeli kazançlar söz konusu olur.

“Gün olur devran döner.”
Ve “2 günlük dünya.”

Bu tarz hedefler, amaçlar; eğer sorgulanıp, araştırılıp,  sevgi ve akıl dengesiyle değerlendirilip, gerçek anlamı, işin özünün uzun vadeli gerçekleşeceği hal belirlenmediyse uzun vadede ilgili kişiye, yakın ve uzak çevresine vb tüm çevreye ciddi sıkıntılar, kötülükler olarak geri döner.

Örneğin; para diyor ve parayı elde etmek için “üretmeyen”  ve/veya  “kötüyü/kötülüğü üreten” bir halde isek ve bunun uzun vadede bize getireceği kötülüğün farkında değil isek vay halimize.
Sahip olduklarımızın da ötesinde para için, çıkarlarımız uğruna kendimizden, ailemizden, hatta ülkemizden, yaşamımızdan bir şekilde ödün verdiğimizin de farkında olmayız.

Bugün, önemsemediğimiz konuların, önemsenip önemsenmemesi gerektiğini araştırmadıysak ve bu konular gerçekte önem vermemiz gereken konular ise uzun vadede bize nasıl sıkıntılarla döneceğini de anlamamız imkansızdır.
“Cahillik mutluluktur.” Mutluyuzdur çünkü bilinmeyendeyizdir, bilinmeyen de olduğumuzu da bilmiyoruzdur. J
Bununla birlikte bugünden sonra kötülüklere maruz kaldığımız vakit, kötülüğü gayet iyi anlayıp, bilip, hissetme riski içerisindeyizdir, bunu da bilmiyoruzdur. J

Tüketimin, popülaritenin kölesi olmuşsak, bir şekilde üretmezsek, üretene destek vermezsek, bugün tüketmenin dayanılmaz hafifliğini hissederken, ileride üretsekde bu denli tüketim halini yakalayamayacağımızı bilmiyoruz. Halbuki üretsek, iyiyi, aklı, fikri, sevgiyi üretsek, iyi işler üretsek, faydalı işler üretsek zaten rahatlıkla tüketebileceğimizi, şimdikinden çok daha gerçek bir popülariteye sahip olabileceğimizi bilmiyoruz.

Öyle ise sevgili dostlar;

Elimizde telefonlar, teknik her çeşit cihazlar, internet, hiç bir şey bulamadık, bu araçları lütfen “sevgi ve akıl” bakış açısıyla değerlendirelim, araştıralım, sorgulamadan araştırmadan inanmayalım, iyice okuyalım, anlayalım, aklımızı kullanalım, içimizde sevgi ve barışın gücünü kullanarak...

Akıl ve sevginin gücünün büyük pozitif enerjisini birleştirerek büyük güce kavuşuruz ki;

O vakit para da, kariyer de, ünvanlarda, statülerde, popülaritede bizi bulur, hem de şimdikilerdeki gibi sanal ve kısa/orta vadeli olanları değil gerçek ve uzun vadeli olanları...

Sonra ne için içimizdeki savaş ve dışımızla olan bu savaş? Akılla, sakinlikle, makul düşünüp davranarak, çalışarak, üreterek,  iç huzurla ve dışarı ile barış içinde sahip olunanların tadı başka olmaz mı?

Dünya tarihinde hangi kötlükle, cahillikle, zarar vererek elde edilen paralar, statüler vb konular kalıcı olmuş? Bunların yok olmasının yanısıra, hiç olmadı ilgili kişinin bu dünyadaki vadesi dolmuş, göçmüş gitmiş, sahip olduğu çıkarları, parayı, statüyü götürebilmiş mi?

Sorgulayın, araştırın, sorgulatın, araştırmaya sevk edin dostlar...

Uzun lafın kısasını özetlemişler buyrun;

Bilgelik için tek anahtar devamlı soru sormaktır. Şüphe ederek bir araştırmaya başlarız. Araştırmakla da doğruya ulaşırız. Peter Abelard

Felsefe inanılanın inanılmaya değer olup olmadığını araştırmaktır. Peter Abelard

Eğer ne yaptığımızı biliyor olsaydık, buna araştırma denmezdi öyle değil mi? Einstein

Kesinlikle bilmek zorunda olduğunuz tek bilgi kütüphanenin nerede olduğudur. Einstein

Savaşmak istiyorsan kendi cahilliğinle savaş. Einstein

Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir. Mustafa Kemal Atatürk

Cehalet yenilmesi gereken en büyük düşmandır. Mustafa Kemal Atatürk

Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez. Sokrates

Hayatımızı yaşamaya değer kılmanın tek formülü;  sorgulamak, okumak, araştırmak, anlamak, bunları yaparken yaradılışımızda olan, özümüz olan “sevgiyi ve aklı” kullanmak.

“Hayatımız yaşamaya değsin.”

Sevgiyle ve akılla...

Dilara Koç

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder