18 Kasım 2016 Cuma

Elini taşın altına koy, sevgi ve akılla

Bir süre yazmamaya karar vermiştim.
Az önce duyduklarım, okuduklarım, öğrendiğim haberler karşısında kendimi tutamadım.

Bugün bu yaşananlar, ülkemizde dünyada olan adaletsizlikler, sevgisiz, insanlık dışı işler beni yazmaya iten etkenlerin başında geliyor. 

Sadece birkaç paragraf ile sizlerle sohbet edip kapatacağım.


Olayı analiz edelim, olayın temelinde yitirilmiş olan “insanlık” “sevgi” var. Olay siyasi, devlet, hükümet meselesi değil, olay ondan öte, daha derin, şeytan işi, özellikle kurgulanmış bir oyun.

Doğamızda, yaradılışımızda olan sevgiyi yitirdiğimiz gün başladı tüm bunlar.

Tüm iyileri, insanları, içlerindeki “insanlığı” “sevgiyi” yaymaya, bu enerjiyi yaratıp çoğaltmaya ve yaymaya çağırıyorum.

Geçen gün bir dost diyeyim, bir tanıdık ile diyeyim yazışarak sohbet ettik. Dedi ki; “bu da benim pozitifim” Güzel cümle hoşuma gitti, sevgiyle selamlıyorum kendisini. İçi öfke dolu.
Bir baba, bir anne olan, insan olan herkes evet tepkili olur olmalı. Haklı buldum, anladım kendisini. O da içindeki sevginin verdiği güçlü duyguyla adaletsizliğe, savaşa, haksızlıklara, insanlık dışı işlere tepki gösteriyor, çok haklı.

Bugün diyorum ki; içimizdeki güçlü, inançla, sevginin büyük gücüyle, inananlar, insan olanlar herkes kendi tarzı ile, imkanlarınca ne yapabilirse yapsın madem.

Artık konuyu analiz etmenin, değerlendirmenin vakti geçti, konu net, açık.
Artık herkesin söylenmeyi bırakıp, söyleyip ve konuyla ilgili bir şeyler yapmasının zamanı geldi.
Herkes kendi yöntemiyle...

Ülkeden kaçarak, göçerek değil, sadece söylenerek değil, küferederek değil, aktif, somut bir şeyler yaparak, iyiyi üreterek, yayarak ve gücü kadarıyla becerisi kadarıyla bir şeyler yaparak ve sevgiyle birleşerek.

Göçüp gidilen Avrupası, Amerikası, orası burası bizden medeni, adaletli değil.
“Otu çek köküne bak.” Bak bakalım, iyi bir oku, irdele, analiz et, araştır, onlar nasıl?
Söylüyorum senden medeni, adil değil.

Medeniyet dersi vermeye çalışanların hali belli, oku bak, dünya savaşlarındaki ve geldikleri durum, şimdiki durumları, insan haklarından bahsedip insanlara yaptıkları zulümleri, faşistliklerini oku, öğren. 

Sen başkalarına özenmekten, kendini eleştirip durmaktan, başkalarının iyisiyle meşgul olmaktan kendi iyiliklerini, başarılarını, güzelliklerini, ülkendeki aydınların, değerlerin, üretenlerin başarısını kıskanmaktan ileri gelmeyince, ilgilenmeyince, tüketmeye odaklanınca, üretmeyi bırakınca, üreteni desteklemeyi bırkaınca, sadece ve sadece kendi imajın, cebin, statün için uğraşıp egona yenilince, yıllar içinde uyutulunca başına gelir tabii bunlar. Uyanmak zamanı geldi geçti bile.

Tarzın her ne ise, (bahsettiğim tanıdığın izni ile) pozitifin her ne ise, kendi yolunu bul ve ülken için, evlatların için sevgiyle, akılla, akılcı yöntemlerle çözüm yollarına odaklan. 

Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
‘Medeniyet!’ dediğin tek dişi kalmış canavar?
Mehmet Akif Ersoy


Medeniyetin emir ve talep ettiğini yapmak insan olmak için yeterlidir.
Mustafa Kemal Atatürk
Medeniyetin ilk şartı adalettir. Freud
Herkesin, hepimizin, ülkemdeki, dünyadaki tüm insanların kalbine Yüce Allah’ın sevgisi ve ışığı aksın aksın aksın, durmadan aksın ve sevgiyle ışıkla ışıyalım, parlayalım. Amin
Bugün ki duam bu.
Sevgiyle ve ışıkla...
Dilara