1 Eylül 2016 Perşembe

Yaşam 2 gün, kıymetini bil, kıymet bil

Bugün çok enteresan 2 görüşme yaptım. 2 farklı kadının benimle dertleşmesi oldu. Benim için ortak özellikleri 2sinide tanımıyorum, otele geçtim yemek için arkadaşlardan haber beklerken bir kahve içeyim dedim, yer yoktu buyur ettiler masalarına oturdum. Masaya oturduğum anda ki sohbet şu idi, "annem" şarkısını dinleyemiyorum mahvoluyorum dedi birisi. Bana baktılar, sizi de sıkmayalım, baktım gözler buğulu ikisindede. "Vallahi dedim benimde çok hüzünlenip dayanamadığım şarkılar var, "annem" de onlardan biri. Lütfen siz devam edin hiç sıkılmam, kahvemi içip ben sizi rahatsız etmeden kalkacağım."
(Hep neşelendirmekten, neşeyi yaymaktan yanayım, bununla birlikte bugün biraz belki hüzünlendireceğim bazılarınızı ama beraberindede sahip olduklarımızın değerini anlamayı hatırlatmak adına yine belki ve bazılarınıza hatırlatma olacaktır. Tabii bunun için önce "senin söylediğin, yaptıkların, iyi niyetin, anlatmaya çalıştıkların karşı tarafın anladığı kadardır." Biraz içli, derin, içinde gerçek ve doğal sevgiyi barındırmak lazım yazacaklarımı anlamak için.)
Bu 2 kadının ortak özelliği 2 şer evlilik yapmışlar. Bende onlara katıldım. :) Az da olsa güldürdüm kısa süreliğine onları. Birisi 2. Dende ayrılmış, konu aldatma özetle. Benzer özellikleri; birisi çok yakın zamanda annesini, birisi evladını kaybetmiş. Benim şükürler olsun ki hayattalar. Allah hepimizin ailesini, anne, babasını, evladını başında kılsın. 
Tartışma şuydu; her 2 side son 3-4 yıldır bazı sorgulamalar içindeymiş, ben mutlu muyum, eşimden, işimden, bu insan ilişkileri nedir, bu nasıl bir güvensiz hayat, güvensiz insanlar vb vb. Hayattan, insanlardan yorulduk, isyanlar ettik, kavgalar ettik, savaştık vb vb. 
Annesini kaybeden hanımefendi annesini kaybedince, diğer hanımefendide evladını yitirince tüm bu sorgulamaları, savaşı bırakmış. Biri aldatmayı kabullenmiş olan eşinden hemen ayrıldığını, diğeri yuvayı toparlamaya çalışmaya başladım dedi. Şöyle bir düşündüm, evet dünya güvensiz olmuş, insanlık yok olmaya yüz tutmuş, böyle saf, iyi niyet barındıran, gerçek, doğalında duygu düşüncelere sahip insan, ilişki kalmamış. Hala benimde çook katedeceğim yol var "insanlık" "sevgi"
konularında. Hala hatalarım oluyor. 
Yine de hatalarımın içeriğinde hala bir saflık, iyi niyet var. Ama bu 2 kadın, yaşadıkları hisleri anlatınca, öyle bir silkelendim ki. Kendileri de çok yanlışlar yapmışlar bu süreçte, demişler ki madem dünya böyle bizde böyle olacağız. O süreçte hatalar yapmışlar, hatta bu yaşadıkları acıları bu yaptıkları yanlışların cezası diye düşünüyorlar. Ben kendimce teselli etmeye çalıştım ki ben kimim ki, benimde daha katedeceğim o kadar yol var ki. 
Birisi dedi ki "annem"şarkısını niye dinleyemiyorum biliyor musunuz Dilara Hn, girin internete bakın sözlerine şimdi;
Az çok hatırlasamda girdim, okudum.
Sadece 2 paragrafını ekleyeceğim, uzatmamak adına.
Rastlarsan gözleri yaşlı yavruna
Suçuna bağışla sarıl boynuna
Biz bize yaşarken geldik oyuna
Eller kadir kıymet bilmiyor Annem
Senin kadar kimse sevmiyor Annem
Bir yar için seni terkedip gittim
Vicdanıma bir sor ne acı çektim
Kendimi ben sana emanet ettim
Eller kadir kıymet bilmiyor Annem
Senin kadar kimse sevmiyor Annem
Son 3-4 yıldır, bende büyük kızımla ilgili dış etkenlerin etkisi ve benim elimin kolumun bağlı olmasından kaynaklı (hırsıma yenik düşüp, evladım zarar görmesin diye sessiz ve etkisiz davranmak zorunda kaldım) diyerek özet geçeyim, çok acılı günler geçirdim. Ailem içerisinde maddi, manevi, sağlıkla ilgili vb inişler çıkışlar yaşadım. Bende çok şeyi sorguladım. Aileleri, sülaleleri, dostu, düşmanı...Hoş ben savaşmadım, barış sağlamaya çalıştım ve/veya bazı ilişkileri kestim attım. Yitirmediğim tek şey kalbimdeki ve aklımdaki saf, doğal, gerçek, "neyse o" duygu ve düşünceler ve istisnasız iyi niyet içeren duygu ve düşünceler.
Bu 2 kadına şarkının sözlerini okurken başladılar ağlamaya, benide ağlattılar. Düşündümde o an, evet eller kıymet bilmiyor artık bu dünyada, kendini, iyi niyetini, sevgini, kalbini emanet ediyorsun, arkadaşlığını, dostluğunu, yardımını esirgemiyorsun, kavganı bile iyilik için, sevgi için yapıyorsun, eller anlamıyor, o derinlik, incelik, anlayış kalmamış bu dünyada. Dünya fiziksel, maddesel vb olmuş. Duygusal, düşünsel, paylaşımcı, iyilik içeren dünya yok olmaya yüz tutmuş.
Anneliğim beni hep neşelendirir, bugün çookça duygulandırdı ve hüzünlerdirdi, Zeynebimi aradım günlük mutad konuşmamızı yapmak için ağlamıyım karşısında diye zor tuttum kendimi, annem aradı "çok yoruldun son yıllarda, son haftalarda, (bir de arada bir ufak rahatsızlıkda geçirdim.) iyi misin, sağlığın nasıl, dinlen." Dedi.
Bu 2 kadın bugün beni mahvetti, beraberinde gerçek olan, saf olan duyguya sahip ailemde, çevremde kim varsa evlatlarım, eşim, annem, babam, dostlarım, ağabeylerim, ablalarım, yeğenlerim vb değerlerini içimde bin kat arttırdı.
Masadan kalkmadan onlara şarkıdan kopya şiir yazıp hediye ettim.
Rastlarsan gözleri gerçek bakana
Suçunu bağışla sarıl boynuna
Gelsende oyuna sen oynama oyunla
Bırak kadir kıymet bilmeyen eli Sen bil seveni
Vicdanına hep sor sevgiyi bul
Kendini emanet edeceğin yeri doğru bul
Eller kadir kıymet bilmiyorsa da sen kıymet bil sev seveni sever seni
Şart mı dedim dinlemeyin o şarkıyı, Allah kuvvet, sabır versin. Çok dertleştiler, duyguları o kadar derin ki size onları yazarak sıkmayacağım.
Sarıştık ayrıldık.
Yaşam 2 gün, neler var, neler var, kimler neler yaşıyor, Allah bizlere iyilikler güzellikler yaşatsın, iyiliklerle ve iyilerle karşılaştırsın, bence bu 2 kadın bugün benim için ilahi bir karşılaşma idi, onlarda benim için aynı şeyi söylediler, derin bir sohbetti:) bugün ki duam bu 2 güzel kadına huzur, sabır, iyilik, dünyaya saf sevgi, iyilik.
Sevgiyle kalın
Dilara

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder