1 Eylül 2016 Perşembe

Doğalında


Bazı takipçilerim, hani nerede yazı, yazı istiyoruz diye arıyorlar, mesajlar atıyorlar. Ümit veriyor bu yaklaşımlar, demek ki hala okuyanlar var aramızda, bir ışık, bir umut var. 
E peki madem, bir iki satır sizlerle azıcık sohbet edelim bugüüünn. 
Ne mi konuşalım? 
Doğadan, doğallıktan, bu doğal doğal diyip duruyorsun, ne dır dır dır "doğal, doğal, doğal" başımızın etini yiyip duruyorsun? diye soranlarınıza öncelikli olmak üzere, bunun önemini derinden bilen kişilerlede konuşalım.

Birkaç bölümde;
Bölüm 1 doğal beslenme; 
Bugün az önce çok sevdiğim bir arkadaşım aradı, tesadüf benim ufaklık dolabın başına geçti, dolapta abur cubur tek tercih çikolata gerisi ev yapımı (şükürler olsun) yemek, çocuk işte çikolatamı yesem derken beraber "sana mis gibi bir tahin pekmez yapim üzerine çikolata ye, ne derdin?" dedim. "Süper fikir, yanınada kıtırık ehmek yap" dedi. Ehmek, ekmek oluyo anladınız sanırım, ekmek diyemiyor henüz. Arkadaşım ne yapıyorsun diyince bunu anlattım, şu an kıtırık ehmek ve tahin pekmez hazırlıyorum, " hayatımda ilk kez tahin pekmez isteyen bir çocuk duydum." dedi. 

Efenim şöyle ben dünyanın en mükemmel annesi değilim, öyle bir iddiam yok, amma velakin çocuğu özellikle belli bir yaşa kadar asitli içecek, özellikle kola, çeşitli abur cuburlarla tanıştırmadan mümkün olduğu kadar alternatif doğal ürünler sunarak yetiştirirsen ki birinci kural sende tüketmeyeceksin hiç olmadı yanında tüketmeyeceksin, çocuğun otomatikman o doğal lezzetlere alışır. Bu beslenme ile ilgili bölümümüzdü kısa kesiyorum çok uzun ama basit uygulanabilir bir hikaye. Mümkün olduğunca, mümkünlüğü kendin çabanla yaratarak.

Bölüm 2 müzik
Ne dinliyoruz? Dikkat edin, ne deriz?
Yabancı, yerli fark etmez. Eski şarkılarda bir başka. Neden? Çünkü doğalında, içli, samimi, aşkla, sevgiyle ve ilk hedef para ve popülarite olmadan yazılmış, bestelenmiş olmaları. Nasıl? Doğru mu düşünüyorum?
Kullanılan enstürmanlar daha bir elektronikten, teknolojiden uzak, büyük kısmı el yapımı. Doğru mu? Biliyor musunuz, müzik, musiki, klasik müzik eskilerde psiko terapilerde kullanılırken, bugün bazı müzik çeşitleri insanda depresyon, stres vb gibi ruhsal defektler oluşturuyor bunu biliyor muydunuz, hatta bazısı şu bazı savaşı, çatışmayı aşılayan çocuk oyunları gibi. Şeytan iş başında. Araştırın. Konumuzu toparlayalım, Şimdilerdede yok mu, haksızlık etmeyeyim var, amma velakin popüleri, daha hızlı tüketileni daha çok seviyoruz. Neden? 

Gelin 3. Bölümde bunun nedenine biraz değinelim. Giyim, kuşam, popüler kültür, marka, para vb
Neden? Çünkü daha kolay, daha hızlı, fast food gibi (bölüm1e katkı), bir de herkes dinliyor, herkes yiyor, herkes giyiniyor, herkes oraya gidiyor, herkes o arabaya biniyor. Bir araştırayım, sorgulayım, anlayayım, bedenime, ruhuma, duyguma, yaşam biçimime, kazancıma, işime uygun mu bir doğalımı gözümü kapatayım dinleyim bakayım uygun mu? Mantıklı mı, duygumu besliyor mu? Sormuyoruz. Sorumuz şu? O ne yapıyor, ne dinliyor, ne giyiniyor, nereye gidiyor vb vb? Popüler kültür! Bizi bizden, doğalımızdan, doğal yaratılmış olan ruh, beden, duygu, düşünce halimizden uzaklaştıran veee günümüzüz depresyon, maddiyatçılık, bencillik, tatminsizlik, mutsuzluk, cahillik, hatta vahşilik, sapıklık, kötülük vb hastalıklarına mahkum eden popüler kültür. Daha doğru deyişle kültürsüzlük, görgüsüzlük, akılsızlık, duygusuzluk, cahillik...
Bölüm çok son 2 bölümü birleştirerek ve kısa özet geçerek yazıma, sohbetimize ara vermek istiyorum. 

Bölüm 4-5;
Doğal ilişkiler, doğala doğaya bakış açısı;
Ben şahsen artık doğal olmayan, içten, samimi olmayan, dürüst olmayan kişileri özel hayatımda direkt bıçak sırtı kesip çıkarıp ışığa gönderiyorum, başka deyişle Allah'a havale... İş hayatında da mümkün olduğunca, becerebildiğimce mesafe koymaya çalışıyorum. Doğal olmayan her şey yorar, bozar, cips kola mideyi yorar bozar, kimyasal içeren sabun cildi bozar yorar, doğal yolla kazanılmayan para ruhu yorar, pisletilmiş deniz, toprak yorar, bozar, üzer, doğal olmayan ilişkide seni beni yorar, bozar. 
Ne gerek var, ne kadar yaşayacaksak şu yaşamda doğalında, doğal beslenelim, doğal müzikalitesi yüksek müzik dinleyelim, temiz toprağa basalım, temiz denize mis gibi bedenimizi bırakalım, ayacıklarımız denizin içinde yürüyüş yapalım, yeşile denize nazır taze çekilmiş kahvemizi limonlu suyumuzla içelim, doğalında dürüst samimi kahkahalarla sohbet edelim ki ki ki bu doğalın pozitif enerjisini dünyaya yayalımda şu şeytana güle güle diyelim. 

Ne diyoruz herkes kendi kapısının önünü temizlerse tüm mahalle, şehir, ülke, dünya yayıla yayıla temizlenir, aydınlanır. Bunu doğayı, doğalı severek ve özen göstererek herkes kendi alanında, yaşamında uygulayarak yaparsa, doğalın, sevginin pozitif enerjinin, iyiliklerin, güzelliklerin bizi bulması mümkün değil mi?
Hayatta neler neler mümkün?
Doğalında sevgiyle ve ışıkla
Dilara

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder