22 Temmuz 2016 Cuma

Bir bakarsın, "Son dediğin an her şey yeniden can bulur."


Bugün sizlere ne yazayım, neler paylaşayım diye hem çok düşündüm, hem hiç düşünmedim. Karışık bir durum anlayacağınız.
Tüm yaşananlar, olanlar aslında kafamda, aklımda, zihnimde, duygumda net ama anlaşılıp anlaşılmama konusunda pek emin değilim. Her şey çok karışık gibi görünsede bence çok açık ve net.

“Bence” ülkemizdeki ve dünyadaki tüm olaylar çok basit, tüm kitaplarımda bir şekilde ifade ettiğim gibi, “insanın” doğası olan “sevgi”yi değil, maddeyi, çıkarı, somutu, tüketmeyi tercih etmesi ve dolayısıyla şeytanla işbirliği yapması.
Benim enerjimi ısrarla düşürmesine izin vermeme eğilimim de, içimde olan günün gelip -ki bir an evvel gelmesi umuduyla- “insanın” gerçek doğası olan “sevgiyi”, maneviyatı, soyutu, üretmeyi tercih edeceği ve dolayısıyla iyilikle, güzellikle, Allah ile, bilimle, ilimle, pozitif enerji ile adına ne derseniz (Ne demiş Einsteinım; Bir kişinin Tanrı dediği şeye, başka birisi fizik kuralı diyebilir.) sonuçta “insanlıkla” işbirliği içinde olacağına dair inancım, umudum. “Koşulsuz sevginin gücü” ile şeytanı alt edeceği günü bekliyorum.

Aahhh ah, boşamı söylüyoruz, okuyun, okutun, anlatın, çalışın, üretin. Bir tüketme, bir madde, bir tembellik, bir bırakma, alışma, koyverme, bir feci tüylerimi ürperten cahillikler, vahşet, sapıklık, sapkınlık, kandırmaca, oyun vb vb daha neleri sayayım?

Biliyor musunuz yaşanan her şey soyut aslında, bilim insanı Nikola Tesla’ya o kadar katılıyorum ki, demiş ki;
“Bilim soyut olguları çalışmaya başladığı gün, on yılda, var olduğu yüzyıllarda yaptığından daha fazla ilerleme yapacak.”
Bunların şeytanın oyunları, cahillik nedir, şeytanın işi, tüm bunlar ne doğuruyor, acı, hüzün, üzüntü, sıkıntı doğurmuyor mu? Bunlar nedir? Soyut sonuçlar değil mi?

Okumak, aydınlanmak, öğrenmek, öğretmek, pek tabii ki iyiyi, sevgiyi, doğruyu, bunları yaymak ne doğurur? Sevgi, neşe, mutlululuk, huzur... Bunlar nedir soyut şeyler değil mi?
Para? Paran var, ne yapacaksın? Adam öldürecek bomba ise aldığın, ürettiğin, ne doğruyorsun? Öfke, korku, acı.. Yine soyut. Ne kazandın? Belki yine para ve daha fazla para. Peki nasılsın? Mutlu mu? Soyut değil mi? Mutlu musun? Acaba?
Şeytan oyunları oynadın, ali cengiz oyunları oynadın, çıkar ilişkilerine girdin, çıkar işleri yaptın, parana para kattın. Ne kazandın? Huzur mu? Acaba?

Sevgi verdin, ışık tuttun, bilimi, ilimi öğrettin, para kazandın mı? Tabii ki kazandın. Ne oldu? Hem paran var, hem huzurun, neşen...

Yine bilim insanı Tesla demiş ki; “Nefretiniz elektriğe dönüştürülebilseydi bütün dünyayı aydınlatırdı.”
Yani dünyayı, dünyanı zaten şeytan ve müritleri mi diyeyim nefretiyle sarmış, üstüne sende nefretini kus ve dünyayı bu nefret+nefret+nefret+.... ile daha da bir karanlığa sürükle.
Gözünüzü seveyim, nefret, küfür vb vb duygu ve düşünce kirlilikleri ile uğraşarak geçireceğiniz zamanı, lütfen her biriniz ben ne yapabilirim? Bunlar için, bu yaşananlardan kurtulmak için ben ne yapabilirim diye düşünmeye harcarsanız belki bir şeyleri değiştirebilir miyiz? Aksini yaptığınızdaki seçeneği denedik, deniyoruz gördük daha da kötüye gidiyor, dolayısıyla denemekten ne çıkar?

Yine ne demiş bilim insanı; “Dünden öğrenin, bugün için yaşayın, yarın için ümit edin.”

"Çalışmadan,yorulmadan, üretmeden rahat yaşamak isteyen toplumlar, önce haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonrada istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.” Mustafa Kemal Atatürk

Çalış arkadaşım, üret, tüketme, söylenme, söyle, oku, okut, öğren, öğret, akılcı ol, sev... Olay bu kadar açık, net ve sade. Yapacağın şey bu.

“Büyük zaferler güçle değil, azimle kazanılır.” Samuel Johnson

“Başarı,tüm ulusun azim ve inancıyla çabasını birleştirmesi sonucu kazanılabilir.” Mustafa Kemal Atatürk

“Güç fiziki kapasiteden değil, boyun eğmeyen iradeden gelir.” Mahatma Gandhi

Hep diyorum, yine diyeceğim, aksini zaten yaptık, yapıyoruz. Ne yapıyoruz son 10-15 yıldır özellikle? Okumuyoruz, araştırmıyoruz, sorgulamıyoruz, aklı değil toplumun dediğine, dikte edilene kör kütük inanıp uyguluyoruz, değerlendirim, tartayım, araştırayım yok, tüketiyoruz, dinlediğimiz müzikten yediğimiz yemeğe her şeyimiz her şeyimiz tüm yaşam biçimimiz popüler kültür üzerine, madde üzerine maddiyat üzerine kurulu, her şeyi kirletiyoruz, doğayı, çevremizi, ilişkilerimizi, ilişkilerimiz, yediklerimiz, içtiklerimiz, yaşamımız popüler, suni vb vb.

Cebini dolduran doldurdu, doldurdu da o ne kadar güvende? Acaba?

Çıkarı için işbirliği yapan yaptı, yaptı da ne kadar güvende ve huzurda? Acaba?

Doğal tüketim, üretim, doğal ilişkiler, akıl, ilim, bilim, doğa, doğal, insani kalite, insanlık vb doğalımızda olması grekenlerden çok uzağız. İşte o zaman şapkanı önüne al bir düşün bakalım, bu yaşananlarda senin payın ne? Belki de yok, belki de minimumda olsa var. O zaman minimumdan başla, minimum ben ne yapabilirim diye bir düşün?

Her birey, bir aileyi, her aile, bir sülaleyi, her sülale bir mahalleyi, köyü, şehri, her şehir bir bölgeyi, her bölge diğer bölgelerle birleşince bir ülkeyi oluşturuyor. Her bireyin yaptığı, ürettiği akılcı, inançlı, azimli, sevgi ışığı birleşince oluşacak büyük ışığın gücünü umutla bekliyorum.

Şems-i Tebrizi’nin bayıldığım bir sözü vardır.
“Hayat bu, bir bakarsın her şey bir anda son bulur. Hayat bu, son dediğin an her şey yeniden can bulur.”

Hepinize, çok değerli ve sevgili dostlar, hepinize sevgiyle ve ışıkla...

4 Temmuz 2016 Pazartesi

Hayırla, huzurla, nurla...


Benim büyük kız Ramazan Ayını ilk duyduğunda, daha doğrusu ilk bunu sorguladığında, yaşı 4,5-5 idi. İlk gün, sofra hazırlığı, anacığım ve ben bir telaş sofra hazırlıyoruz, o arada soruyor anlatıyoruz Ramazan ayının önemini, "hımm tamam yarın bende oruç tutacağım." Dedi. Ezan okundu, oruçlar açıldı "Ee hani?" Dedi. "Ne ee?"Dedik. Ramazan abi gelmeden başladık ayıp olmadı mı?" Bizi aldı bir gülme, haydiii yeniden anlattık bu Ramazan mevzuu nedir? Bir benzeri geçen gün "Kadir gecesi"nde benim küçük kızda oldu, yaş kaç? Bu kadar olur 4,5, anlattık kısa öz, anlayabileceği şekilde, tam yatacak geri kalktı bu Kadir yakın arkadaşınız mı, O nun için mi dua ediyorsun anne, iyi biri mi bu Kadir, dus et iyi oldun dedi. Haydiii yeniden anlat.

Önce güzel anlattık, anlattığımızı sanıyoruz. Kur'an'dan anladığımızı vs.
Ama her ikisinede şunu anlattım, büyüğe artık daha derine inerek, küçüğe biraz daha sade öz anlatmaya çalışarak.

Her gün hayırlıdır, (sadece Cuma değil), her günün, her yaşananın bir hayrı vardır. Bir iyiliği, güzelliği vardır.
Kadir gecesinin hayrı bizim inancımıza göre ayrı özeldir, her gecenin ve gündüzün hayrı özel ve başkadır.
Ben en son üniversite 3 teydi galiba oruç tuttum, o vakte kadar aksatmadım, sonrasında tek tük, belli bir yıldır tutmuyorum.

İslam; akıl, insanlık, sevgi demiştik, yine diyelim.
Ramazan ayındaki bedenin dinlenmesi, beden, ruh, duygu, akıl nefsinin terbiyesi öğretisi benim için çok kritik bu konu, önem veriyorum.

Bunun her aya yayılmasını, tüm dünyaya yayılmasını istiyorum. Yani oruç tut tutma, bir fakiri, bir aç insanı, bir hastayı anlayıp, ona duyarlı olup, yardım eli uzatma imkanın varsa uzatabiliyorsan ve sen bunu her ay, her an yapıyorsan, her gerektiğinde yapıyorsan, Ramazanı her ay, her an yaşıyorsun demektir. Bu benim inancım.
Nefs. Kıskançsan, art niyetli isen, ailen açken sen tokluğunun doruklarındaysan, kuzenin akrabanın dedikodusunu yapıyorsan, iyiliğini istemiyorsan, sevgisizsen, güven vermiyorsan, acımasızsan, sapıksan, sokakta dayak yiyen kadına erkeğe yardım edeceğine merakla izliyorsan, kötüysen vb vb nefsini temizlemen şart ki, aç kalmak yeter mi sence bunca nefis kirliliğini temizlemek için?

Gelelim bugüne; anacığımın çokça rahatsızlıkları var, buna rağmen orucunu ay boyu hayırla tuttu, ona yanında oldukça sofralarını kurup orucunu açarken yanında olurken ki huzurum da ayrı, uçtum dünyayı kurtardım sanki, patates salatası yaptım mesela sanırsın dünya mutfağında çığır açtım. Aman ne heyecan ne heyecan.
Bugün şükürler olsun soframızfa bolluk vardı, aile dostlarımız, akrabalarımız sağolsun, bende yine bi telaş iftara yetişsin her şey diye, üstüne kahvesini yaptım gar kahvesini tabııkide:) bu huzur var ya bu huzur maşallah şükürler olsun.

Yani aslında sevgili dostlar, çocuklarıma da bunu anlatmaya çalışıyorum.
İşin özü; neye, kime inanırsan inan, içinde iyilik, iyi niyet, insanlık, saf sevgi, koşulsuz sevgi varsa, sofrandaki az çok aş helal ise, için dışın tertemiz ise, elin hayra gidiyorsa, ne olursan ol "insan ol" "sevgi ol" "ol" İşte o zaman zaten anlayacaksın ki herkes "bir" hepsi "bir" hepimiz "bir" . İşte o zaman o an, o ay, o gün, o gece, Cuma olsun, Ramazan olsun, Kadir Gecesi olsun hayırlı, uğurlu olur, olsun, oldu bile diyelim hep birlikte.

Hiç bir şey bulamadın, çocuk saflığında bak olaya, Ramazan Abi, Kadir arkadaş gibi, çocuk diyor ki her ne ise işin içinde bir sevgi var, iyilik var, iyi niyet var, güzel dualar dilekler var.
Olay çok basit, sade, "sevgi, saygı, güven, akıl, insanlık" "an" "ol" "bir"
Ülkeme, tüm dünyaya, inanan inanmayan her güzel, iyi insana, insanlığa, Ramazan'ın, her ayın huzurunu, hayrını, iyiliğini, paylaşımını, heyecanını, iyi niyet terbiyesini, güvenini, güzelliklerini, helalini tekrar tekrar yaşamasını nasip etsin.

Hayırla, huzurla, nurla...
Dilara Koç

2 Temmuz 2016 Cumartesi

Hayırlı bayramlar


Yazılarımı okuyanlar bilirler. Hani bir Adanalı yazısı yazmazsam saçımı başımı yolacak fanatik Adanalı bir arkadaşım vardı ya. Bu seferde bana dedi ki "bana bak neşeli bir bayram yazısı yaz, içinde tabii ki Adana geçsin, millet okusun beğensin paylaşsın, hayırlı ay hürmetine iddia ettiğin "şeytanın savaşına" karşı gelmeye devam edelim (edek dedi aslındada ben acık Adana ağzını yumuşatıyorum buna çok kızmıyor) ki bende senin dediğin şu pozitif enerjiyi yayma mevzuuna iyice inanmaya başladım, sevgi, neşe yayalım (yayak) ki ayağına sıkalım (sıkak) şeytanın." Dedi, "Bacım demişin ya dünyayı seven insan kurtaracak, dünyayı senin gibiler kurtaracak, ama bi şey diyim mi sevgi olduğun için değil (deel) Adanalı olduğun için" dedi ve kahkahayı bastı. Benden "dünyayı Adanalı kurtaracak" kitabı yazmamı istiyor, son romanımı çok beğenmiş bir de roman olsun diye talimatta bulundu. "Biraz ağladım romanında Adanalı romanında güldür biraz." Dedi.

Uzatmıyim;
Bayram yazımı yazimde hışmından kurtulim.

Efenim; nerde o eski bayramlar? Lafına kıl kıl kıl oluyorum. Neredeyse bul buluştur yaşa o bayramları. Güne uydur, gelişen, değişen dünyaya uydur ama yaşa. Nasıl mı? Hep demiyor muyum? Basit, sade. Sevgiyle, sofranda az çok ne varsa şükürle, yeni elbise alamıyor musun eskinin temizini giyerek, alabiliyorsan yep yeniyi giyerek, 5tl lik kahve ile en az 10 kişiye kahve pişirirsin, pişir içine kat sevgini, kat ayol, neşeyle karıştır karıştırırken 2 türkü şarkı mırıldan o neşe geçer pişirdiğin kahveye, 2 tatlı sohbet et, sohbetinde onun bunun dedikodusundan değil havadan sudan çiçekten böcekten kitaplardan bahset, benden bahset ayol kitap yazmış koş Kitapsana git al de 😉 Eskiyi yad et, anı yaşa, geleceğe umutla bak. Kat kasedi, CD yi, aç radyoyu 2 dön ohh, onu istemiyo musun sadece sohbet et, ne bilim dua et. Sofrana buyur et, buyur etmediğine 2 tas yemeğinden gönder. Yeni gençlik yapıyor bazen abartı buluyorum ama komik poz ver bak o poza gül. Sabah kalkar kalkmaz "bugün bayram erken kalkın çocuklar" şarkısıyla uyandır ev ahalisini.

Evet çok acı çeken insan var şu an ülkemizde, otur hep birlikte dua et, onlara sabır dile, bir daha olmaması için ben/biz ne yapabiliriz diye sohbetinin bir bölümüne ekle.
1-Her sabah ve akşam ah vah tüh püh de, küfür et
2-Her sabah ve akşam ve bayram seyran her an huzur, neşe dile şeytanı

2. Maddeyi durmadan yaparsan veee
Ne yapabilirime birkaç öneri;
kitap yazarak, okul yaptırıp öğretmenlerini iyi seçerek, öğretmenleride hatta doğru yetişmesini sağlayarak, ihtiyacı olan imkanı olmayan çağdaş medeni çocukları bulup araştırıp okutarak, sağlıklı iyi vb kendine, ailene, ülkene faydası olacak bir şeyleri üreterek, malını mülkünü satarken vatansevere, iyi insana satmaya özen gösteterek, okuyarak, okutarak, aydınlıklara, aydınlık olmaya katkıda bulunmaya çalışarak, çocuğuna, çevrene müzikalitesi yüksek müzik dinlemeyi (tüm dünya müziğini kasdediyorum) kitap okumayı, doğayı, üretmeyi, ihtiyacı kadarını tüketmeyi öğreterek vb vb şeytanı alt etmeye destek olursun. Gücü daha büyük olanlarda zaten yapmaları gerekenleri tabii ki benden daha iyi biliyorlar, heyecanla o günleri bekliyorum. Pek az sabrım kaldı.

Bayram👯 Bizim kültürümüzde, görgümüzde her gün misafir ağırlama, hüzün neşe paylaşma, imece, duygu paylaşımları, sofra kültürü, müzik (Türkülerimiz, musikimiz vb), halayımız, neşemiz, doğayı sevme halimiz var. Bunları kirleten, yok eden, etmeye çalışan, cahilliğin, sapıklığın çoğalmasını isteyen şeytana, acı çeken vatan dostlarımıza sabır duanı göndererek, bir daha yaşanmaması için artık yetti demek için, Türkülerinle, musikinle, klasik müzikle, kitaplarla, okumanla, okutmanla, sofranı, aşını paylaşmanla, içini dışını temiz tutmanla, duygu ve düşüncelerini iyileştirip güzelleştirmenle, hayır yapmanla, sevgi, saygı, güvenin önemini önce kendi duruşunla yansıtmanla vb vb çoğaltılacak araçlarla yapmaya başla bakalım. Söylenme, söyle ve yap, yılmadan ısrarla. Herkes kendi kapısının önünü temizlerse tüm mahalle temizlenir. Hep demez miyiz? Hadi bir başla, kendinden başla.
Bak bakalım o vakit nasıl bayramlar kutlayacağız, şeytanın elinin değdiği canımızın acıdığı günlere son vermeye, sen önce kendine düşeni yaparak yapmaya başla, bunu yapmayanı, duyarlı olmayanı dışla bak bakalım zaman içinde ne olacak duruşunu göster bu kısım uzun konu sonra yine yazışırız.

Bayramda ve her gün en az bir iyilik yap, iyi bir şey dile, iyi bir şey düşün.
Tüm bunları Adanalı isen 5 katı kadar yap, sana yakışan budur. 😉😀 Gaza geldim arkadaşımın Adana olayını unuttum sonuna sıkıştırim dedim.

Adanalı olarak bir bayram mesajı veriyorum
"2 dakka akıllı ol, adam ol, insan ol!"
Bayramda ve her gün, tüm dünyanın ve ülkemin, sadece 2 dakika değil, her an "insan, adam, akıllı ve sevgi dolu" olan kişilerle dolup taşmasını diliyorum.

Hayırlı, neşeli, keyif dolu, mutlu bayramlar diliyorum.
Dilara Koç

1 Temmuz 2016 Cuma

Kadir Gecesi (her günümüz, gecemiz hayırlı ve kutsal olsun)


Hep söylüyorum, ömrüm sürdükçe söylemeye devam edeceğim.

İlim, bilim, felsefe, tasavvuf, her dinin kutsal kitabı, tüm öğretiler, tüm dinlerin hepsi hepsi hepsi "İslam" ı anlatır. Doğamızın saf sevgi olduğunu, "insanlığı", "koşulsuz, saf sevgi temelli insani değerleri" anlatır. İstediğin dine mensup ol, istersen ateist ol "İslam" demek sevgi, insanlık demektir, gerisi teferruattır.
Ben İslam inancına sahip biriyim, Allah'a inanıyorum, bir Yaradanın olduğuna inanıyorum, bu inanç beni huzurlu, güçlü hatta neşeli kılıyor. "İnsan" olan, "sevgi" olan her şeyi, herkesi neye, kime inanırsa inansın, inanmasın yeter ki "insan" olsun, "sevgi" olsun yaşamıma kabul ediyorum, aksi olanı yaşamıma almıyorum. Akla inanıyorum. Akılsızca, sevgisizce olanı yaşamımda istemiyorum. İbadet şekilleri vb vb diğer her şey benim için teferruat, herkesin ibadet şeklini, ibadet etmeme şeklini, yaşam biçimini sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. "Güven" şart, "güven" olmayanıda yaşamımda istemiyorum. İşte İslam bu, fikirlerime Kur'an-ı Kerim'i, İncil'i, Tevrat'ı, Mesnevi'yi, birçok bilim kitabını, birçok kaynağı okuyarak, birçok tasavvuf eri, ilahiyatçı, ateist, budist, Hıristiyan, Müslüman, Yahudi vb vb kişileri dinleyerek ve kendimce birçok araştırma, sorgulama vb çalışmalar yaparak ulaştım. Bugün düşünüyorum da konu çok basit ve sade, "insanlık" "sevgi"

Aksini düşünenler, yaşayanlar illaki bir yerlere gidince:) maddiyatı, çıkarı, statüyü, kötülüğü birlikte alıp götürdüler mi? Bunlarla mutlularmıydı gerçekten acaba, bence buradada kendi cehennemlerindelerdi, gittikleri neresi ise oradada.
Cennet? İçimizde:) "İslam" "insanlık" "sevgi"
Olay bu.

Şeytan savaşa devam ediyor. Kadir gecesi vesilesiyle hem bu gecenin kutsallığına inanların kandili, gecesi, gündüzü mübarek olsun diyeyim hem de bende Allah'ın her gününün özel, hayırlı, kutsal olduğuna inanan biri olarak ""tüm dünya, ülkem, ailelerimiz için her günümüze "insanlığın" aktığını, "sevginin huzurunun, neşesinin" doya doya yaşamımıza aktığını hissettiğimiz muhteşem günlere, gecelere kavuşalım diliyorum.

Bu gündüz ve gece, her gündüz ve gece duygularımız, düşüncelerimiz güzelleşsin, akılla, sevgiyle birleşelim, bunların gücüyle enerjimize güç katalım yayalım, şu şeytanı yenelim diliyorum. İnanalım, aklın, sevginin, inancın gücünü çoğaltalım diliyorum.

" Bugün ki en önemli duam; her birey kendine ne düşüyorsa, gücü neye yetiyorsa bunları kullansın, aklını gücünü dünya, ülke, insanlık için kullansın, söylenmesşn söylesin ve yapsın diliyorum."
Bakın bilim, ilim, devlet adamları da neler demiş ekteki resimlerdeki yazıları aklınıza, duygunuza, düşüncelerinize sunuyorum.

Son 2 kitabımdan da (Adım Dilara Soyadım İnsan Göbek Adım Koşulsuz Sevgi; Leyli romanım) birer küçük bölüm paylaşıyorum.
İnsanca, sevgiyle, huzurla, neşeyle...
Dilara Koç