18 Nisan 2016 Pazartesi

Dünyayı hangisi kurtaracak? "Ben mi?" "Bir mi?"



Dünyada ve ülkemizde olanların, yansımaları, büyük olayların, küçük parçaları yakın çevrelerimizde, iş ve özel ilişkilerimizde, ailelerimizde yaşanıyor.

Ne konuştuk şimdiye kadar, ne geliyorsa başımıza cahillikten, bilmemekten, az bilmekten, araştırmamaktan, sorgulamamaktan, değerlendirmemekten, değerini biçmemekten geliyor.
Arkasından maddeye, maddiyata, paraya verilen değerin dengesizliğide eklenince ortaya “EGO” çıkıyor. Özetle ego nedir, “ben”, “hep ben”, “tek önemli ben”, “tek bilen ben”, “en güzel ben”, “sadece ben”, “sadece benim olanlar (benim ailem, benim kocam, benim karım, benim çocuğum, benim evim, benim yaptıklarım, benim gittiğim yerler, benim yerim, benim mekanım…)”, “ben ben ben”.

Hal böyle olunca, ne oluyor?
Dünyada, ülkede, arkadaşlıklarda, iş yerlerinde, akrabalık ilişkilerinde, ailelerde vb vb her yerde güven, birliktelik, iş birliği, ortak yaşam, iyi niyet, sevgi, saygı, huzur, neşe kalmıyor.
Ne oluyor? Sapıklık, vahşet, çıkar ilişkileri, sahtekarlık, üçkağıtlar, alın teri olmadan, üretmeden birden zenginlemeler, eğitimsizlik, öğretimsizlik, cahillik, patavatsızlık, ne dediğini ne yaptığını bilememe, saygısızlıklar, terbiyesizlikler, boşluklar, sağlıksızlıklar, hastalıklar, kötülükler, art niyetler… Hem bireysel hem toplumsal birçok sıkıntı, hatta savaşlar ortaya çıkıyor. Bunlar daha da fazla “ego” yaratıyor, daha da fazla “ego” da tüm bunları ve daha fazlasını pekiştiriyor.

Ve ilişkilerde ne oluyor? Bazı parası olanlar konuşuyor, konuştuğunu zannediyor, parayla dünya kendinin zannediyor. Kendi dünyasında “ben ben ben” takılıyor, aynı kulvarda olanlarda onlarla birlikte, bir dünya yaratıyorlar. Bazı parası olmayanlar bunu kompleks yapıyor, onlarda giriyor başka bir girdaba. Bu küçük dünyalar, bir üç beş büyüyor, “ben ben ben” derken, gerçek olan çevresini, ailesini, dostunu, hatta kendini kaybediyor, farkında olmuyor ve en en en önemlisi bu yarattığı dünyada yaşarken ürettiği tek şey “bencillik” ve “yıkım” oluyor, uzun vadede kendinede, ailesinede zarar veriyor. Bu tabiri caizse tüketim hali
(parayı, ilişkileri vb) yaşadığı şehre, ülkeye ve dünyaya “egoların savaşı” olarak tezahür ediyor.

Hep diyoruz ya ben ne yapmalıyım? Dünya kötüye gidiyor ben ne yapmalıyım? Önce kendini bil, değerlendir, “egonu” yönet, boşluğundan sıyrıl, sonra aklını, paranı, sahip olduklarını üretmeye, iyiliğe, ışığa kullan, bu ikisiyle başlayabilirsin, nasıl bu bir üç beş tüm dünyayı etkiliyorsa, aksi de bir üç beş tüm dünyayı değiştirecektir.
3. kitabımın kapak yazısında yazdığım gibi;
“Dünyayı insan olan, seven insan kurtaracak, koşulsuz sevgi kurtaracak.”

Dağarcığımızda bulunması gereken, özümsememiz gereken en önemli kelimeler; “bir olmak”, “birlik olmak”, “bilgi”, “bilmek”, “hoşgörü”, “sevgi” “güven” “saygı” “insan olmak”

Küçük insanların büyük gururları vardır.
Voltaire

Ne kadar çok bilgi o kadar az ego
Ne kadar az bilgi o kadar çok ego
Albert Einstein

Benlik davasını bırak muhabetten olma ırak
Sevgi ile dolsun yürek
Hoşgörülü olmaya bak
Yunus Emre

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder