24 Ağustos 2015 Pazartesi

İyi yolculuklar (Çok sevgideğer, saygıdeğer Nihal Ersöz hanımefendi, Adana’nın gönüllere taht kurmuş Nihal Öğretmeni ile yolculuğumuza başlayalım.)

İyi yolculuklar Yaşam yolculuğundayız hepimiz, haydi hepimize iyi yolculuklar olsun. Doğuyoruz, büyüyoruz ve ölüyoruz, belkide bir yerlerde yaşama devam ediyoruz. Bu yaşamımız da, belki başka bir yaşamımızın devamı, kim bilir? Bugün bu satırları yazarken, yıl 2015, 40 yaşındayım, 40 yaş almışım, hayırlı uğurlu olsun. Daha yeni genç oldum, öyle hissediyorum. Henüz yaşamın belli bir noktasındayım, daha gencim yahu, daha yaşayacağım, öğreneceğim, öğreteceğim çok şey var, huzurla ve ışıkla olsun. Geldiğim bu yaşta, aldığım bu 40 yaşta, öğrendiğim çok şey oldu, inişli deneyimlerle, çıkışlı deneyimlerle... İyisiyle, kötüsüyle...Belki kötüsüyle dediğim şeyler aslında iyisiyle idi, iyiliğime idi. Yaparız sohbetini... Benden konuşuruz, daha yeni başladık. Önce biraz, yaşlarımı alırken, elimi tutmuş, saçımı okşamış, bana teyzelik, amcalık, abilik etmiş, bir şekilde hukukum olmuş, çocukluğumdan tanıyıp bildiğim ve/veya hiç tanımadığım, görmediğim ama anlatımlarla yaşamıma dokunmuş, sonradan yaşamıma girmiş, tanıdığım, hukukum olan kişilerin yaşam hikayelerinden kısacık özgeçmişlerle bahsetmek istiyorum. Kimisinin uzun yıllar yaşam deneyimleri olmuş ve şu an aramızda değil, kimisi hala bizimle yaşam yolculuğuna devam ediyor. Ama ama ama hepsinin ortak noktları; “insan olmak”, “insan gibi insan olmak”, “iyi insan olmak”, “topluma faydalı insan olmak”, “topluma katkısı olan insan olmak”, “örnek insan olmak” ..... Hepsinin insanlığa dair verdikleri mesajların ana noktası aynı olsa da; bu mesajları veriş tarzları, yaşam biçimleri, yaşama kattıkları farklı ve şahıslarına münhasır. Kısa kısa, sırasıyla kendilerinden küçük bukleler halinde bahsetmeye başlayalım. Sonrasında kendilerini huzurla ve ışıkla diyerek yolcu edip, yaşama dair, insana, insanlığa dair sohbetimize kendi aramızda devam ederiz. Çok sevgideğer, saygıdeğer Nihal Ersöz hanımefendi, Adana’nın gönüllere taht kurmuş Nihal Öğretmeni Nihal Hanımefendi’nin ailesi; Osmanlı savaştan mağlup çıkıp, Türkler Anadolu’ya göçe zorlandıklarında, İran’ın Doğu Azerbaycan kenti ve Batı Azerbeycan kenti arasındaki Ülmiye Gölü kıyısındaki, Ülmiye kentinden Anadolu’ya göç etmiş. Dedesi Takizade Mehmet Efendi, Adana’ya, ailesini toplayarak getirmiş ve yerleşmişler. Adanalı halk kendilerine Acemistan’dan geldikleri için “acemler” derlermiş. Dedesi Takizade Mehmet Efendi’nin elindeki parayla Adana’ya yerleşmişler. Adanalılar bilir, Adana’daki eski kız lisesinin olduğu Seyhan Nehri kıyısındaki mahallelerde birkaç dükkan ve ev edinmişler. Bir avlu içerisindeki 3 küçük evde yaşamaya başlamışlar. Her biri 2 odalı., ortak tek mutfak, ortak avlu... Halalar, kuzenler, akrabalarla beraber oturulurmus. Aynı mahallede beraber geldikleri akrabalarıda ev, yurt alıp yerleşmişler. Nihal Hanımefendi’nin babası Mustafa Taki, şapka diker, satarmış. Yandaki dükkan da da İstanbul’dan getirttiği kahve makinası ki o dönemlerde kahve makinası olan tek dükkanmış, kahveler kavrulur, makinadan çekilir, satılırmış. O döneme göre iyi şartlarda yaşayan bir aile imiş. Nihal Hanımefendi, Aralık 1930 yılı doğumlu, 5 kardeşin ortancası... Doğdugu zaman hem Türkiye, hem de babasının işleri iyiye gidiyormuş. Babası; “benim şanslı kızım, güzel sarı kızım” diye seslenirmiş hep Nihal kıza. Bir zaman geçtikten sonra; Türkiye’de, kıtlık, karne ile ekmek, tahıl vb aşların alındığı dönem başlamış. Nihal Hanımefendi, ortaokul da...Babası Mustafa Taki Beyefendi, kalp rahatsızlığından vefat etmiş.Ve aile her geçen gün fakirleşmeye başlamış, tek tek satılan dükkanlar, kala kala avlulu evlerde, akrabalarla tek vücut, tek mutfak, birbirlerine destek oluyorlar. Okuyan çocuklar elden ele okutuluyormuş. Tüm bu zorlu günlerin içinden geçerek genç kız olan Nihal kız, Kız Lisesi’nin en başarılı öğrencilerinden olmuş ve iftiharlarla diplomasını almış. Aynı zamanda, okulun voleybol takımı kaptanı, milli bayramlarda şiiirler okuyan, çok güzel, başarılı, azimli bir genç kızı imiş. Bununlada yetinmemiş, yeterlilik sınavlarında başarılı olmuş ve ögretmenliğe adımını atmış. İlk adım, Dikili köyü, Osmaniye ve Kadirli gibi yaşadığı şehir merkezinden uzak yerlerde yıllarca çalışmış. Sonrasında Adana’nın o dönemdeki en görkemli okuluna tayini çıkmış. Küçük kardeşi ve annesiyle birlikte yaşamış uzun bir süre. Büyük kardeşleri evlenmiş. Annesi; Nihal Öğretmen evlendiğinde de vefat edene kadar, Nihal Öğretmen ve ailesi ile birlikte yaşamış. Nihal Öğretmen, annesini, kendi şartlarıyla, annesinin özel arzusu olan hac ibadeti için hacca da yollamış. Annesine sevgiyle ve özenle yıllarca bakmış. Eşi çok değerli Nevzat Beyefendi... Tıbbıyeyi, maddi sıkıntılardan dolayı yarım bırakmak zorunda kalmış. Marif Müdürlüğü’nde sicil şefi olarak calışmış. Ortak bir arkadaşları vasıtasıyla Nihal Hanımefendi ile tanışmış ve birbilerine aşık olup, evlenmişler. Nevzat Beyefendi; Nihal Hanımefendi’nin ısrar ve zorlamalarıyla, öğretmenlik sınavına girmiş ve öğretmen olmuş. Beraber, sırt sırta yaşam mücadelesine, yaşam yolculuğunda ilerlemeye başlamışlar. O kadar başarılılarmışki. Adana’da önemli ve büyük isim yapmışlar. Her sene milli eğitimden takdir belgeleri almaya başlamışlar. Özel dersler başlamış, aranan, sevilen, sayılan birer başarılı öğretmen olmuşlar. Neredeyse bir kaç nesil, kendi tedrisatı camialarında eğitim almış kendilerinden. Sadece ögretmenlik yapmakta kalmayıp, birçok sosyal projelerde rol ve görev almışlar. Adana’nın bilinen, sevilen, sayılan isimleri arasına girmişler. İki kızları dünyaya gelmiş. Derken, torunlar, torunların cocukları.... Nihal Öğretmen, hayat arkadaşı, Nevzat Beyefendi’yi 2014 yılında kaybediyor. Şimdilerde yalnız, evlatları, torunları çevresinde olsada. Yaşını epeyce almış, yaşlanmış demeye dilim varmıyor Nihal Öğretmen için. Kızı Ömür Hn ile konuşuyoruz, çocuklaştığını, çoğu konuyu unuttuğunu söylüyor. Nihal Hanımefendi, Öğretmen, Teyzem ile aile ortamında tanıştım, yıllar yıllar öncesinde, çocuktum. Aile dostlarımızdı kendileri. Haftada en az bir buluşulurdu. Nihal Öğretmenin, çocukluğumda beni en çok etkilediği ve hep gözümün önünde olan resmi, beni yanına alıp, büyük insan gibi yaptığı sohbetlerdi. Sohbet ederken, hissettirmeden, o bal tatlı diliyle, bana öğrettikleri idi. Bize öğrettiği en özel konulardan birisi, hoşgörü, tatlı dille duygu ifade etme hali idi.Yüzünde ve dilinde hep bir tatlı dil, olaylara yaklaşımda hep bir hoşgörü, dolayısıyla yaşama bakışta, duruşunda müthiş bir pozitif enerji. Tabii bu öğretileri, daha sonra yıllar geçip, büyüyüp, konuları analiz etmeye, sohbetlerin içeriklerini değerlendirmeye başladığımda anlıyorum. Her şeyden önce adabı muaşeret kuralları, sonrasında özgüvenli olma, olumlu özelliklerini doğru kullanma, iyi niyet, iyi düşünce, üretmenin önemi, yardımlaşmanın önemi, sevgi, saygı, güvenin önemi gibi birçok konuyla ilgili öğretiler. Yaşamda duruşuyla, sohbetleriyle, yaptıklarıyla insanlığa faydada, katkıda bulunmanın en özel örneklerinden birisi Adana’nın Nihal Hanımefendisi, Nihal Öğretmeni, Nihal Teyzemiz. Bu satırları sizlere yazarken de gözlerim dolu dolu oluyor. Yaşamda herkes genç kalsa, yaşam bir dursa da, bu özel kişilerle hayatımıza devam edebilsek, yolculuğumuz devam etse, insanlığı, usulu, adabı, nezaketi, sevgiyi, saygıyı, güveni, güzellikleri paylaşmaya devam etseler, bu hiç bitmese. Hoş belki de bitmedi, bakın hala sohbetini yapıyoruz, demek ki Nihal Teyzemle yolculuğumuz devam ediyor ve edecek. Öğretileriyle, sevgileriyle yaşadıkça, içimizde bunları yaşattıkça devam edecek.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder